Nasıl bu kadar yazma isteğinde olup da yazamıyorum kendime hem şaşırıp hem kızıyorum, olmamalı böyle...Begüm çok değişti yaşının verdiği sıkıntıları kendi yaşarken bana da yaşatıyor.Sıkıntı dediğime bakmayın güzellikleri yaşıyor aslında ben hem memnun hem yorgun hissetsemde kendimi daha çok şeyler yapmak istiyorum tek engel iş ama o da olmasa yaptıklarımı ve yapmak istediklerimi yapabileceğimi sanmıyorum... malum her şey parayla dönüyor ve ben günüme şükrediyorum.
Yapmak istediklerim içinde Begüm'ü tiyatroya götürmek vardı bu kış çok istemiş ama götürmeye her yeltendiğimde olumsuz sonuç aldım.Begüm kış boyu Hayvanat Bahçesini sayıkladıdurdu.Yaz gelsin götüreceğiz kızım diyerek atlatmaya ve onu da kırmadan açıklama yapmaya çalıştık lakin o bunu söylerken, gitmeyi isterken bile çılgınlar gibi seviniyor, hopluyor, zıplıyordu ama bir türlü götüremedik...Havalar ha ısındı ha ısınacak, yağmurlar durdu duracak derken bir türlü bunun sonunu getiremedik ki gidelim...Haziran'ın ortasındayız ve bugün dolu ve yağmur yağdı şaşırmıyorum artık yaz gelmesine geldi yağmurlu, kasvetli hava bir türlü gitmedi...Biz yaz sıcağının, güneşinin hasreti ile beklemeye dayanamayıp güneşin ve sıcağın bol olduğu Akdeniz sahillerine yollanalım en iyisi.
Evet tatile gideceğiz Akdeniz sahillerine Antalya yola çıkacağız 2 gün sonra Allah nasip ederse...
Sıkıldık artık robot gibi ev-iş-AVM rutininden doğayla içiçe 5 gün çok iyi gelecek orada da gezeceğiz ama Begüm'ün tabiriyle ( Carfucaya )= Carrefoursa'ya gitmiiciz tabii orman içinde güzel bir otelde güzel bir tatil yapmak ümidimiz bakalım bizi neler beklemekte... Orada güzel bir başlangıç için ilk adımı atmayı planlıyoruz bu bir sır olur ya da olmaz Rabbim bilir :))
( Carfucaya ) takmış durumda bizim fındık kurdu her akşam gezmek onun rutini haline geldi hele şu sıralar hemen hemen hergün yada iki güne bir arabaya binip hadi carfucaya gidelim nakaratlarını duyuyor krizlerle atlatıyoruz...Tatil alışverişi için gidiyoruz eksikleri tamamlıyoruz ve hala bitiremiyoruz benim mayo almam gerek ama ben çok bunaldım avm lerden ara verip de gitmek en uygunu biraz özlemek gerek gitmek için fakat biz iyice abarttık bu işi...Geçtiğimiz hafta sonu sabahtan saat 09.00'da çıktık evden istikamet bizim kurumun Matbaasıydı neredeyse antika (bir nevi de öyle aslında) makinalarımızın bulunduğu matbaamız yıkılıp yerine daha modern bir bina yapılıp havuzlu, kafeteryalı daha birçok şeyin yer aldığı bir bina yapılacak...biz de dedik ki son kez babamızla birlikte gidelim matbaamızın bahçesinde doyasıya vakit geçirelim en çok da Begüm için tabii çünkü bahçesinde Hikmet Abimizin kazları var Begüm geçen yıl görmüştü bu yıl da görsün belki bir daha göremeyiz...Top oynadık, yanımızda götürdüğümüz badminton topuyla hem oradaki abilerini eğlendirdi hem kendi eğlendi bu arada babası da ayıklama ve imha işlerini halletmiş oldu sonrasında istediğimiz aslında mangaldı ama hem üşengeçlik hem de herkesin işinin olması bu istekten soğutarak pide ayrana döndük ki iyi ki de dönmüşüz ben böyle güzel bir pide yememiştim...Karnımızı da doyurup çıktık ve sıra geldi hani yukarıda bahsettiğim, artık bunaldığım ve rutinimiz haline gelen AVM gezmesine ama bu seferki bambaşka bir gezmeydi...
Gordion AVM'deydik ve bu seferki çocuklar içindi ve öyle oldu hiçbir şeye bakmadık amacımız çocuklar eğlensindi. Peki ne yaptılar kuzeniyle birlikte çok güzel bir etkinlikte bir araya geldiler. Bu Begüm ile birlikte benim için de bir ilkti ve ben çok heyecanlıydım. Gordion'a Disney karakterlerinin geleceğini öğrenince bunu kesinlikle kaçırmamalıyım düşüncesi doğdu bende. Eltim de benimle aynı fikirde olup çocukların bu deneyimi edinmeleri ve bu fırsatı kaçırmamamız gerektiği düşüncesinde olması benim işimi kolaylaştırdı.Ben ilk başta tedirgindim lakin Begüm tırsaktır her şeyden korkar...Bunu bildiğimizden kızları sakin sakin alıştırmaya başladık...Gittiğimizde Korsan Jacke'in az önce çıktığını ve bir saat sonra tekrar çıkacağını öğrendik bu bizim için önümüzde ortama alışmaları için zamanımızın olduğunu gösteriyordu ve biz boyamalar yaptık,hamurlarla şekiller yaptık ve sıra içinde en güzel deneyimimiz olan surat boyamaya geldi önce sıra aldım sıra gelinceye kadar başka çocukların suratının nasıl boyandığını izlemesini sağladım sonra sordum sen de istermisin diye ve aldığım "evet anneciğim" cevabı beni yerimden hoplattı ve sonra dedim ki "sen süper bir evlatsın ve artık bazı korkularını aşıyorsun kızım büyüyorsun işte" ....
-Sıra Begüm'e geldi "ne olmak istersin anneciğim" dedim.
-kedi olmak istiyom ben!...
pekiii dedik ve başladı ablası boyamaya ben inanamıyordum buna ama karşısında videoya alıyordum tüm bunları başından sonuna kadar işte o video,
İşte bu da miyavlaması,
Sonrasında yavru kedi edasıyla bana sırnaşarak gülücüklerle, öpücüklerle beni cezbetti, yok böyle bir sevgi... Anne sevgisi işte...hala yavru o kedi yavrusu...
Sıra beklediğimiz ana Korsan Jake ile fotoğraf çekinmeye geldi. Begüm ve Berra biraz izlesin alışsın diye bekledik hem de kalabalık biraz hafifler dedik...
Buradan sonrası bizim matbaamız,
Ertesi gün sabah uyandığında,
-"anneciim ben bir daha ağlamayacağım el sıkışacağım" demesi her şeye değer...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder